19 Mayıs 2014 Pazartesi

Ağrı'da 1925 yılındaki ateş yanmaya devam ediyor - DOSYA (3)

AKP'li belediye halka değil rantçılara hizmet ediyor! 

AHMET TAŞTAN/ERDOĞAN ALTAN

AĞRI (DİHA) - Ağrı ayaklanmasının sonuçları ve akabinde 7 Eylül 1930'da, Ağrı Kürt Cumhuriyeti'nin çöküşü Kürtlere karşı büyük bir saldırıya mal olurken, yıllar içerisinde köyler bombalandı, 20 bini aşkın kişi öldürüldü, binlerce kişi sürgün edildi. beraber AKP hükümeti döneminde çiftçinin, "daha çok üretim" adı altında verilen kredilerle borçlandırılması, şehirlere yerleşen insanların işsizlik nedeniyle dilenci duruma düşmesi, yine hükümetin, yerel yönetimlerin çifte standardı nedeniyle zenginin daha çok zengin, fakir ise daha fakir oldu.


Ağrı'da, 1926 yılında yanmaya başlayan ateş, 1990'lara kadar devam eden sürgünler, köy yakmalar ve boşaltmalar ile Kürtler tekrar yerinden göç etmek zorunda bırakıldı. 1999'dan sonra da Ağrı merkezde devam eden işsizlik, yılların verdiği travma, yerel yönetimlerdeki çifte standart, yurttaşların tekrar batı illerine göç etmelerine neden oldu. Adına "düşük yoğunluklu savaş" denilen, gerilimi, yıkımı, acısı normal bir savaşın çok ötesine geçen bir imha planının, ihtiyaç duyduğu tüm enstrümanlarla güçlendirildiği bir dönemde Ağrı'da, özellikle yerel yönetimlerin çifte standartlığı nedeniyle zenginin daha çok zengin, fakirin daha çok fakir etmesine neden oldu. Buğday, mercimek, mısır, lahana gibi tarımsal ürünlerin yetiştirildiği Ağrı'da, 1998 yılından sonra "üretimin arttırılması" adı altında çiftçilere kredi verilmesi ve yapılan üretimlerin giderlerini bile karşılamaması nedeniyle adeta borç batağına düşmesi, çiftçileri üretimden düşürerek, kent merkezine göç etmek durumunda bıraktı.
Köyden şehirlere binlerce göçün olması nedeniyle işsizliğin de zirve yaptığı Ağrı'da, son 2012 resmi verilerine göre işsizlik yüzde 16'ya çıktı.


Günde iki köyü gezen ve ortalama 15-20 çiftçi ile görüştüğünü belirten Ziraat Mühendisi Necla Demir, "Ağrı, gerçekten devletin yıkım politikasına çok maruz kalmış bir kent. Köylerin yakılması, insanların göç ettirilmesi, daha sonra tarım ayağının çökmesiyle şehirlere yerleşen insanların tekrar köye yerleştirmeye, sözde bu insanları tekrar istihdam edilmesi adı altında krediler açıldı. Ama bu krediler ile çiftçiyi pasifize etme, üretim dışında bırakma ve dilenci konumuna düşürdü. Şuanda nasıl diyorsak AKP insanlara kredilere bağlayarak aslında doğrusu kendine bağlıyorsa, çiftçileri de bu şekilde düşürdü. Her gün ortalama 15-20 çiftçi ile görüşmeler yapıyorum. Edindiğim izlenim insanlar işsiz, işsizlikle birlikte onursuzlaştırmaya çalışılıyor. Genel talep ise çiftçi ürettiğini satamıyor, devlet ürünleri ithal etme, üreticinin ürünü elinde kalması, insanlar tohumu bir liraya alıp ürettiğini de 40 kuruşa ancak satabilmesi, çiftçileri bıktırdı. Böylelikle kimse üretim yapmak istemiyor" dedi.

'Tarım marketi açılabilinir'

Ağrı'nın tarıma elverişli bir bölge olduğunu belirten Demir, "Kendi iç piyasamızla kendi ürettiklerimizi tüketebiliriz. Örneğin bir tarım marketi açabiliriz, mercimeğini üreten üretiyor, mısırını üreten üretiyor, buğdayını üreten üretiyor ve buna benzer çok sayıda tarım üretimini burada toplansa üretimi bu şekilde geliştirilir, kalkınma dedikleri şey de bu şekilde gelişir. Hatta böyle olursa para da ortadan kaldırabilirsin, değiş tokuş yapılabilinir. Bu hem makine, tarımsal, hayvansal üretimler de bu şekilde geliştirile bilinir. Kompleks bir yapı içinde, insanları sömürmeden, insanları onursuzlaştırmadan bir piyasa oluşturulabilinir. Böylelikle işsizlik ortadan kalkmış olur" diye konuştu.

Ağrı'da 5 yıldır 4-5 şirket 'ihaleyi' kazanıyor!

Ağrı'da, 2009 yerel seçimlerinde oyların çalındığı iddiaları ile DTP ve AKP arasında yaşanan gerilim, polislerin toplanan kitleye saldırmasıyla çıkan olaylarda çok sayıda kişi yaralanmış, onlarca kişi de gözaltına alınmıştı. Bu sefer 2014 yılı yerel seçimlerinde de benzeri bir durum yaşandı. BDP'nin seçimleri kazanmasına AKP'nin itirazı sonucu oylar 15 defa sayıldı, en son YSK seçimlerin 1 Haziran'da tekrarlanmasına karar verdi. 10 yıldır Ağrı Belediye Başkanlığı yapan AKP'li Hasan Aslan'ın, belediyenin yaptığı ihaleleri, gelir giderlerin halka açıklamaması, basından gizlemesi tepkilere neden olurken, belediyenin Denetim Komisyonu'nun aldığı bilgiler ile yapılan ihalelerin 5 yıldır sadece 4-5 şirkete verildiği, çıkarılan yüklü miktardaki faturaların nereye harcandığının belli olmaması Ağrılılardan neden gizlendiği ortaya koydu. İnşaat mühendisleri, belediye meclis üyelerinden oluşan 7 kişilik Denetim Komisyonu'nun aldığı notlarda, 2009'un sonlarında yapılan ihalelerin, sürekli Nesçe İnşaat, Norm Peyzajcılık, Baran Erden Temizlik, Gıda İnşaatı, Durak Lokantası ve ART FM'e verilmesi dikkat çekiyor.

Fatura verilmiş para alınmış ama nereye kullanıldığı bilinmiyor

Denetim Komisyonu tarafından alınan notlarda, fatura verildiği, para alındığı ama nereye kullanıldığı konusunda bir açıklama yapılmadığı belirtiliyor. Komisyon tarafından alınan notlarda yapılan bazı işlerin ihaleye verilmesine rağmen şirketlerin yine belediye araçlarını kullandığı belirtilirken, bu gibi sorunlarla ilgili soruların cevapsız kalması dikkat çekiyor.

'Yerel kaynaklar rantçıların elinde'

Bölgede devletin halkı göçe zorlama politikaları sonucunda ekonominin zayıfladığını, yerel kaynakların kullanılamaz hale getirildiğini belirten İnşaat Mühendisi Ajda Demir, nüfusun köylerde artması gerekirken daha çok şehirlerde arttığına dikkat çekti. Ancak bu artışa rağmen devletin halen bir politikası olmadığına vurgu yapan Demir, "Çünkü hala yerel kaynaklar birkaç rantçı, devlete yakın ve belediye başkanına yakın şirketler ve bireylere peşkeş çekiliyor. Yani zenginin burada daha da zenginleştiği, fakirin de daha da fakirleştiği ve orta kesimin yok edilmeye çalışıldığı bir mantık var Ağrı'da. Bunu da elimizdeki bir çok kaynağa dayandırabiliriz. Belediye başkanlığına sorulmuş ve cevabını bulamamış bir çok soru var. Bunlardan bir kaçı: Ağrı 100 yıllık bir merkez olmasına rağmen yapılan hizmetler ortadadır. Hala yolu, içme suyu ve alt yapısı olmayan bir kent. Göstermelik ve seçime yönelik ve seçime yakın bir az çalışmaya başlarlar. AKP belediyesi, 10 yıldır Ağrı'da belediye başkanlığını almasına rağmen hiçbir şey yapmadı. Göstermelik olarak yaptığı bir çalışma da yol, yani asfalt çalışmasıdır. Ağrı'da olan hemen hemen herkes ihalenin kim tarafından alındığını, nasıl aldığı ve ihalenin içindeki şaibeyi herkes bilmektedir" ifadelerini kullandı.

'İhaleler belli başlık kesimlere peşkeş çekiliyor'

Belediye kaynaklarının belli başlı kişi ve şirketlere peşkeş çekildiğini de vurgulayan Demir, faturasız iş yapılması, faturalandırılmış işin ne olduğunun belirttirmemesi, imzasız bir sürü evrakın olmasının kafalarda soru işaretleri yarattığını ifade etti.

Bu ihalelerde sürekli bazı firma isimlerinin geçmesinin düşündürücü olduğunun altını çizen Demir, "Mesela ihale tutanaklarına baktığında hep Norm peyzaj ismi bahçe temizlemesi, kanalizasyon ve yol temizlemesi adı altında 132,39 ve 35 bin liralık ihaleler almış, ama nereyi düzelttiği belli değil. Dışarıdan gelen misafirlerin otellere yerleştirilmesi, bu misafirlerin neden, ne amaçla geldikleri konusunda bir açıklama yok. Bunlar faturalandırılmış ve paraları verilmiş, yine yemek bedelleri, kime verildiği hangi amaçla verildiği belli değil. Belediyenin şu ana kadar yaptığı bir otogar yapımı var. Ve bu otogar yapımında kullanılan malzemeler, nelerdir, nasıl kullanıldı gibi evrak, belge yok. Bu gibi cevaplandırılması gereken birçok soru var" diye konuştu.

Demir'in de altını çizdiği, AKP'li belediyenin 2010 yılından bu yana yaptığı ihaleler ve ihalelerdeki şaibeler şöyle:
"* Baran Erden Baca Temizleme işi 25.05.2011 tarihinde 14 bin fatura verilmiş. Nerede ve kaç baca temizlendiği belirtilmemiş.

* Norm Peyzajcılık'a yapılan 25.04.2011 tarihli KDV dahil 12 bin 521 TL'lik ödemede, yol onarımı, mermer alımı ve onarımı, nereye ve ne kadar yapılmış yer almıyor.
* Erbul Gıda ve Dağıtım'ya 16.05.2011 tarihinde memurların öğle yemeği için yapılan 26 bin 622 TL'lik ödemede kaç kişilik yemek alındığı veya hangi yemeklerin getirildiği belirtilmiyor.

* Nesçe İnşaat'a 11.05.2011 tarihinde yapılan 528 bin 214 TL'lik ödemede, hangi inşaat için ne malzeme alındığı yer almıyor.

* Lodos şirketine "Ağrı'nın Kurtuluş Günü" için verilen 2 bin 500 adet ay yıldızlı balon ve bayrak için 8 bin 504 TL ödeme yapıldı. Fakat bu bayrakların boyutunun ne olduğu açıklanmamış.

* Norm şirketine baca temizleme işi olarak 11 bin TL ödeme yapıldı.

* Norm şirketine iki hafriyat kaldırma işi için 14.08.2011 tarihinde 11 bin 210 TL'lik ödeme yapıldı.

* Baran Erdem Sanayi şirketine, ağaçlık alan temizleme işi ve Abideye parkı genel bakımı için 15.09.2011 tarihinde 14 bin 396 TL'lik ödeme yapıldı. İhaleye başka şirketlerde girmesine rağmen ihale bu firmaya verildi.

* Tunart (Ankara'da kırtasiye malzemelerini satan yer) işyerine 23.08.2011 tarihinde 35 bin 4 TL'lik, 23.08.2011 tarihinde ise 25 bin 8 TL'lik otogar sahasında yapılan etkinlik için yapılan ödemelerde ne alındığı belli değil.

* Dolunay şirketine 16.05.2011 tarihinde "Ağrı'nın Kurtuluş Günü"nde dağıtılan yemek bedeli olarak 4 bin 750 TL kime verildi.

* Lodos şirketine, misafirlere verilen belediye logolu hediye fincan için yapılan 26.04.2011 tarihli 64 bin TL'lik ödeme, kaç fincan için yapıldı, fincan başı ne kadar ödeme yapıldığı belli değil.

* Nesce şirketine yapılan 14.09.2011 tarihli 754 bin 02 TL tutarındaki ödeme karşılığında alınan malzemenin nerede kullanıldığı belli değil.



* Norm şirketine kanalizasyon işi için 3 kişiye, 2 ayda toplam 13 bin TL ödeme yapıldı. Bu ödeme karşılığında nerenin ve nasıl temizlendiğine dair bir bilgi yok.

* Norm şirketine 14.09.2011 tarihinde, 2 hafriyat kaldırma işi için 11 bin 210 TL ödeme yapıldı. Fakat hafriyatın kaldırılıp, kaldırılmadığı, nereye kaldırıldığı belirtilmiyor.

* Baran Erden Temizlik şirketine, 15.09.2011 tarihinde Sanayi ağaçlık alan temizliği için 14 Bin 306 TL ödeme yapıldı.

* Balıkesir Simge Organizasyon şirketine "Ağrı'nın Kurtuluş Günü" organizasyonları etkinlikleri için 79 bin TL ödendi. Ne yapıldığı belirtilmiyor

* Lodos şirketine, 12 adet baret için 4 bin 260 TL ödeme yapıldı.

* Lodos: 03.06.2011 gönüllülere temizlik için belediye logolu şapka-tişört 13 bin 647 TL kaç tane olduğu belirtilmemiş.

* Lodos şirketine 17.05.2011 tarihinde trafik konileri için 9 bin 687 TL ödeme yapıldı. Kaç tane olduğu ise belirtilmiyor.

* Nesçe inşaat şirketine, 14.06. 2011 tarihinde 765 bin 820 TL ödeme söz konusu. Ödeme karşılığında talep edilen hizmetin yapılıp, yapılmadığı, nereye yapıldığı belirtilmemiş.

* Norm şirketine 20 bin metrekare, 11 bin metre kare, 15 bin metre kare parke döşemesi için 18.07.2011 tarihli üç ayrı fatura kesilerek, 84 bin 960 TL, 97 bin 350 TL, 61 bin 950 TL ve yine 19.08.2011 tarihinde 70'lik beton bordur alımı için 56 bin 286 TL'lik ödemeler yapıldı.

* Nesçe şirketine 18.07.2011 tarihinde 2 bin 500 ton çimento için 818 bin 625 TL ödeme yapılmışsa da neresi için olduğu yer almıyor.

* Norm şirketine 18.07.2011 tarihinde park temizleme, toprak belleme ve dolgu işi için 14 bin 375 TL ödendi.

* Baran Erden'e 03.11.2011'de enkaz kaldırma işi için 13 bin 570 TL ödendi. Herhangi bir müzakere olmadığı gibi enkazın nerden kaldırıldığı belli değil.

* Baran Erden'e yine 04.11.2011 tarihinde Erzurum Caddesi yol hafriyatın kaldırılması 14 bin 750 TL ödeme yapıldı. O yoldan hiç hafriyat çıkmadığı belirtiliyor.

* Norma Peyzajcılık şirketine araç kiralama bedeli olarak 2 bin 200 TL ödendi. Aracın markası ve ne için kullanıldığı ise bilinmiyor.

* Durak Lokantası'na 10.10.2011 tarihinde 311 adet yemek bedeli olarak 5 bin 287 TL ödendi. Talep müzakeresi eksik, yemeği kimin yediği belli değil.

* Ekonomi şirketine kiralık araç 2 bin 360 TL ödendi. Aracın kime kiralandığı,
ne için kullandığı, markası, kaç günlük vs. belli değil.

* Erdem Matbaa'ya, 24.02.2012 tarihinde, "kandil mesaj bedeli" olarak adlandırılan bir iş için 3 bin TL ödendi. Nasıl bir iş yapıldığı belirtilmiyor.

* Nesçe şirketine, 10.02.2011 tarihinde alımı yapıldığı belirilen 10 ton 850 kilo demir bedeli olarak 15 bin 363 TL ödeme yapıldı.

* Norm Peyzaj şirketi'ne 17.01.2012 tarihinde, 13 bin 420 TL ödenmiş, fatura yok, neye binaen ödenmiş belli değil.

* Nesçe inşaat şirketine 17.01.2012 tarihinde 326 bin 837 TL'lik ödeme.

* Kent Konseyi'ne 18.01.2012 tarihinde 55 bin TL tutarında ödeme.

2012 ile 2014 yılları arasında Nesçe inşaata 16, Norm peyzajcılığa 18, Baran Erden Temizlik 21 iş verilmiş ve bunların bedeli yüz binlerce TL olarak ödenmiş, ancak bunların nereye harcandığı konusunda Denetim Komisyonu'nun soruları hala cevapsız kalmış.

BİTTİ.







Hiç yorum yok:

Yorum Gönder