5 Ocak 2012 Perşembe

ÜÇBİN YILLIK KÜRT KAP (AŞIK) OYUNLARI

Kap (Aşık): Listikên kapan li nav Kurdan pir tênê lîstin. (Arya Uygarlıklarından Kürtlere-Selahaddîn Mihotulî) diz, ker,mîr(bronz),sof.(soldan sağa)



Deq atışı:Nişan, dikkat, sipor,yetenek bir arada.



KAP (AŞIK) OYUNLARI -SELAHADDÎN Mihotulî (Arya Uygarlıklarından Kürtlere)

KAP(AŞIK):Hayvan kemiğinin en ilginç şekli aşık kemikleridir. hayvanların arka bacaklarında bulunan, iki eklemi biri birine bağlayan bir çift kemiktir. İlk insanlar bu kemiği süs ve oyun aracı olarak kullanmışlar ve halen de kullanıyorlar. Aşığın oyun aracı olarak binlerce yıldan beri halen kullanılması, onun insan zekası ve fiziğine en uygun bir oyun stili sunmasından ve ona oyunda çok özgürlük tanımasından ileri gelir. Aşık oyunlarını gösteren en eski belgeler arkeolojik olup Kürdistan coğrafyasında ortaya çıkarılmıştır. Antep yakınlarında yer alan ünlü Kargamış şehri kalıntılarında yapılan kazılardan çıkan yüzlerce arkeolojik eserlerden biri aşık oyunlarını gösteriyor. Halen Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesinde bulunan bu stelde, Kral Araras'ın (M.Ö: 717-691) çocuklarının aşık oynadıkları görülmektedir. Bir yer aşık oyunu olduğu görülen bu oyunda iki genç aşık atmaktadır. Hittit(-Hatti) döneminde Anadolu'da (Hatti Ülkesi) çok aşık oynandığı çıkan aşık kalıntılarından ve Geç Dönem Hittit(-Hatti) Krallıkları döneminde yapılan kabartmalardan anlaşılmaktadır. bu oyunları Kürtlerin atalarından öğrenen bütün halklar unutmasına rağmen; Kürtler halen canlı olarak yaşatmaktadır. Kap oyunları Kürtlerin yaşayan en önemli milli oyunudur. Onların bu geleneği, en az Hittit(-Hatti) döneminden beri sürdürdüğünü rahatlıkla söyleyebiliriz. Doğubayazıtlı (Kamo) ünlü Kürt hükümdarı İshak Paşa'nın dedelerinden madeni aşık döken kral ve beylerin bahis edilmektedir. Dolayısıyla aşıkların sadece halk ve köylülük kesimine hitap etmediği, saray ve elit kişilerinde oynadığı kendiliğinden anlaşılıyor.
Günümüzde aşık oyunları genellikle açık havada ve ayakta hareketli bir şekilde oynanır. Bu oyunlarda dikkat, beceri, çeviklik ve beyin gücü rol oynarken; şans ve tesadüf son planda yer alıyor. Bu oyunlarda; nişan alma, atma, vurma, atlama, yer değiştirme, çömelme gibi hareketli figürler özgürce yapılmaktadır. Kapalı mekanlarda oturarak yer oyunları da oynanmaktadır. Bu oyunlarda kaideler var fakat bu kaideler içerisinde sınırsız seçenek bulunmaktadır. Bu seçenekler oyuncuya özgür hareket etme olanağı sağlamaktadır. Hareket seçeneyi yönüyle aşık oyunları, bilardo oyunları ile bir dereceye kadar mukayese edilebilirse de bu oyunlarda, aşığın yönüne göre hareket etme, yer değiştirme, geniş bir sahada olduğundan, bilardo masasının olanaklarını çok aşıyor.
Bir aşığın, biri birinden farklı dört ana yüzü ve iki küçük tarafı olmak üzere altı yüzü bulunmaktadır. Bu yüzlerden hiçbiri diğerine benzememektedir. Aşığı belli bir cisme de benzetmek mümkün değil. Bunun her yüzü ayrı bir şekilde olup adları da ayrıdır. Aşık oyunlarını öğrenen halklardan hiç biri Kürt oyunları kadar çeşitlemeyi, tanımıyor.
"Kap'ın (Aşık)" altı yüzünden iki tanesi geniştir. Bunlardan tümsek olan tarafın her bir kenarı ayrı şekildedir. Bu yüzüne "sof" adı verilmektedir. Diğer geniş taraf ise çukurdur. Bunun da iki uzun kenarı yüksek, kısa kenarlarından biri diğerinden daha çukurdur. Aşığın bu yüzün adı "diz" dır. Diğer iki yüzlerinden "S" harfine benzeyenin adı, "mîr"; düz olan tarafa "ker" adı verilir. Tam düz olmayıp da taraf olarak kabul edilen diğer iki yüzeyin hafif tümsek olana "kot", biri birlerinden farklı yönleri olan iki sivrimsi uçlu tarafa da "çık" adı verilir. Aşık oyunlarında, oyundaki rollerine göre bazı aşıklara özel adlar verilmiştir. Bunlar oyunda aktif kullanılan aşıklardır. Bunların en önemlisi, "Deq" adı verilen ve ayaküstü oyunlarda oyuncunun silahı durumundaki aşıktır. Oyuncu, deqı ile diğer oyuncuların deqıne nişan alarak atış yapar. Vurduğunda onu oyun dışı bırakır. Uyuncu nişan alıp Deqi fırlatacağı zaman, avucunda başka bir aşık tutarak, üzerine deqi ile hafif hafif vurarak konsantrasiyon sağlamaya çalışır. Bu üzerine vurulan aşığa "qiznax" adı verilir. Oturarak oynanan aşık oyunlarında, deq ve qiznax kullanılmaz. Bunun yerine oyuncular kendilerine avantaj sağlamaya yarayan "tîlan" adı verilen başka bir aşık seçer.
Aşık oyunlarında kullanılan başlıca tabirler şunlardır: Derketin, afsikirin, gavkirin,şek, mêş ve bermêş,hilavêjî,ennekirin,xwarî, vizkî,zirt, hurt,çûr, Çûrqûr,
Bazı kap oyunları şunlardır: "Kela, kotê, Xwearî, berkefk, tûşê, yazan." Şimdi bu oyunlardan iki örnek verelim:
Berkefik: Ayakta oynanan bir aşık oynudur. Kelime anlamı, (ber: taş, kef: kale) taş kaledir.. Bu oyun için geniş bir alanda, yaklaşık çapı bir metre olan bir çember çizilir.  Oyuncular, çember merkezinin her iki tarafına simetrik olmak üzere çap üzerine birer aşık dizerler. Çemberin merkezinden yaklaşık altı metre uzağa ve merkezden çember çapına dik inebilecek şekilde "berkefik" taşı koyarlar. Bu taşın bir adı da "Liber" olup atışlar sırasında merkez teşkil eder. Berkefikte oyuncu sayısı sınırlandırılmamış olup oyunculardan bir kısmı isterlerse eş olabilirler veya oyunda biri birlerini açıkça kollamak üzere anlaşabilirler. Berkefik aşık oyununda da olasılıklara göre oyunun yönelmeleri değişik olabilmektedir.
Oyuncular peş peşe deqlerini liber taşının en yakınına gelecek şekilde, çenber çapından atarlar. Sonra taşa yakınlık sırasına göre oynama sırası kazanırlar. Daha sonra Liber merkez olmak üzere birinci sırada olan oyuncu aşıklara doğru deqinı vizkî veya hilavej şekilde atarak çemberden aşık çıkarmaya çalışır. Atışlar sırasına göre yapılmaktadır. Deqi mîr gelen oyuncu çemberdeki bütün aşıkları alır, ancak bu sefer diğer bütün oyuncular onun deqıni vurarak aşıkları ondan almak ister. Bütün oyuncuların atışından sonra deq vurulmaz ise aşık onda kalır. İlk defa mîr gelen deqi vuran deq, diğer deqlere hedef olur. Finale kalan deq sahibi aşıklara sahip olur. Berkefikte deqin mîr gelmesi dezavantajdır.
Eğer ilk atışlarda hiç bir deq, mîr gelmez ise, yine sırasına göre liberden çembere gelen oyuncular deqlerinin düştüğü yerden aşıkları vurarak çember dışına çıkarır. Çıkarabildiği her aşık onun üzerinde kalır. Bu arada deqin Mîr gelmesi halinde yeniden diğer deqlere hedef olur. Alınmış aşıklar onu vuranın üzerine geçer. Eğer vizkî vuruşlarda oyun aşıklarından hiçbiri çember dışına çıkmazsa, vizkî vuruşları sıradaki yapar. En son aşığı çember dışına çıkaran deq, sırasıyla diğerlerine hedef olur. Vuran kazanır, ama oda kalanlara hedef olur.
Tûşê: Bu oyun, yerde çömelerek oynanmaktadır. Oyuna girenler, aşıklarını yerde çizilen bir çemberin içine atarlar. Daha sonra bu aşıklar avuç içerisine alınıp çember içine savrulur. Bütün aşıkların çember içinde kalması oyunun geçerli olmasını sağlıyor. Oyunun vurma aşamasına geçebilmesi için serpilen aşıklardan sadece oyunculardan birininki ker-mîr gelmesi gerekir. Tilan adı verilen aşıklar bu oyunda sahibine avantaj sağlayabilir. Bu durumda diğer aşıklardan, sof olanlar ker için, diz olanlar da mîr için xwearî sayılıyor. Aşığı avantajlı duruma geçen oyuncu bu aşığı yatırarak, xwearî şıklarını nişan alıp fiske (Yukarıda belirtilen çift parmak fiskesi) ile kendi aşığına vurup ötekine isabet ettirir. Ona sahip olabilmesi için onu ters çevirmesi  veya kendi aşığı ile vurarak sadece vurduğunu çember dışına çıkarması veya yeniden xwearî duruma geçmesi gerekiyor.
Avantajlı taraf xwearî olmayanları alabilmesi için: vurduğu aşığı xwearî duruma getirip yukarıdaki işlemlerden birini gerçekleştirirse veya birinci durumda ters çevirip ikinci vuruşta yeniden ters çevirirse alır. Birinci vuruşta ters çevirip ikici vuruşta vurduğu aşığı çember dışarısına çıkarırsa yine alır. Diğer bir anlatımla: Avantajlı aşık atışa geçtiği aşığı alabilmesi için xwearî aşığı vurarak ters çevirmesi veya yeniden xwearî duruma geçmesi veya vurarak çember dışına çıkarması işlemlerden birini başarması gerekir. Xwearî olmayanları alabilmesi için de bu üç olasılıktan en az iki tanesinin gerçekleşmesi gerekir. Yukarıda anlatılan vuruşlarda avantajlı taraf bir aşığı aldıktan sonra ötekilere yönelir. Başarısız vuruş olunca vurma sırası karşı tarafa geçer. Atışlar sırasında "hurt, zirt, firt" gelmesi halinde oyun kaldığı yerden itibaren iptal edilerek yeniden başlatılır.
Yukarıdaki anlatımlardan da anlaşılacağı üzere bu oyunlar öğle basitçe uydurulmuş ilkel oyun tarzı değil. Binlerce yıllık bir kültürün ve yaşamın sonucu doğmuş oyunlar grubunun günümüzdeki şeklidir. Toplumsal içeriği ön planda olup anonim kültürün oyun düzeyinde dışa yansıması söz konusudur. Bu oyunlar her hangi bir başka coğrafyadan Kürdistan'a gelmiş değil. Oyunlardaki tabir ve oyunların adlarından da anlaşılacağı gibi Kürdistan halkının öz yaratmasıdır. Yani yoz olmayıp otokton kültürün bir parçası olarak otantik şekli ile günümüze kadar yaşamıştır.
SELAHADDÎN Mihotulî (Arya Uygarlıklarından Kürtlere), Söz konusu kitaptan kısaltılarak alınmıştır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder