2 Ekim 2011 Pazar

Ağrı bölgesindeki bazı örf adetler


Bölgede bazı inançlar, örf ve adetler

Bölge halkı, diğer uluslardan çok evlerinde iyi davranış gösterirler. Eğer yemek yada meyve yediklerinde birisi bakarsa, ona mutlaka yedikleri yemek veya meyveden ikram ederler. Çünkü
inançlarına göre, bu ikram yapılmazsa onların nefisleri yılan olur. Gece rüyalarına girer. Bir elma dahi yenildiğinde, birisi bakıyorsa, elmayı yiyen, ikiye bölüp yarısını izleyene verir. İnançlarına göre elmayı yiyip karşındakine vermezse, dilinin üzerinde sivilce çıkar. Ve ona eziyet çektirir. Birkaç defa birinin dilinde sivilce çıkmış ise şöyle denir. "Hayret ediyorum ki haram lokma dilimin üzerinde çıkmış. Bilmem ki ne zaman başkasının lokmasını yedim." veya eğer birisinin boğazında lokma kalırsa yemekte elini çeker, derin bir nefes aldıktan sonra şöyle der; "Ah acaba gurbette hangi arkadaşım aç kalmış bunun için lokmam elimden düştü." birde denilir ki; "Eğer birisinin lambasının alevi yayılırsa o kimsenin arkasında konuşuluyordur." Eğer bir kadının elinden tandıra yağ düşer yanar ve kokusu yayılırsa, bunu kötü ve uğursuz bir şey olarak görür ve derler ki; "Malımız miras olarak gidecek" Şayet yağ yanmazsa başka kötü şeye yorumlanır. İnançlarına göre evin sahibi ölecek, eğer ihtiyar kadının faldaki tasvirine göre bu olay soğuk bir gün olursa, o gün çok kötü bir gün olarak sayılır. Ve o gün ne evden çıkılır, nede yolculuk yapılır.
NOT: Bu yazılanlar 1850 yılını ve takip eden dönemi içerir. Ancak günümüzde de halen bu tür inançlar vardır.


Bölgede bazı inançlar, örf ve adetler(2)

Bölge insanları Cuma günü yolculuk yapmazlar. İnançlarına göre uğursuzluk getirir. Salı gününü de kötü bir gün olduğunu sayar ve öyle inanırlar. Bir kimse bir iş esnasında bir kere hapşırırsa ona “sabır” derler. O zaman, kişi işine devam etmez veya yolculuğa gitmez. İki kez hapşırdığı zaman ise “işini çabuk yap” derler. O zaman hiç zarar görmeden işini yerine getirir.
Eğer birisi bir yolcuğa gittiğinde, yolda bir kadını götürür veya boş tencere taşıyan birine rastlarsa uğursuzluk getirir diye tevsir ederler. Bölge halkı nazara inanır. Kendilerine nazar değer diye korkarlar. Beyaz saçlı ve mavi gözlü insanların nazarlarından uzaklaşırlar.
NOT: Bu yazılanlar 1850 yılını ve takip eden dönemi içerir. Ancak günümüzde de halen bu tür inançlar vardır.



Doğubayazıt halkın sesi gazetesinden alınmıştır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder