12 Mart 2013 Salı

'Bu davada Kürt siyaseti yargılanıyor'


Ağrı'nın Doğubayazıt İlçesi'nde 21'i tutuklu 35 kişi hakkında açılan davanın Erzurum 4. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmasında sanıklar, suçlamaları reddederek, Kürt siyasetinin yargılandığını söyledi.


Ağrı'nın Doğubayazıt İlçesi'nde "KCK" adı altında 29 Mayıs 2012'de Doğubayazıt Belediyesi ve evlere düzenlenen operasyonda 21'i tutuklu 35 kişi hakkında açılanan davanın duruşması Erzurum 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Duruşmaya, tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile yakınları ve avukatla katıldı. Duruşma salonunu dolduran askerlerin bir kısmı mahkeme heyeti tarafından dışarı çıkarıldı. Yapılan kimlik tespitinin ardından duruşma başladı.

'Partimiz siyasi soykırımla karşı karşıyadır'

Kürtçe savunmanın yapıldığı duruşmada BDP Doğubayazıt eski İlçe Başkanı İsa Özer, "örgüt elemanı" olduğu yönündeki suçlamaları kabul etmeyerek, "Bu iddialar, siyasal bir amaçla yönetilmiştir. Benim şahsımı değil, legal siyaset yapan BDP'nin tabanı suçlanıyor. Bu suçlamalar, ülkemizde delil olan Kürt sorunundan kaynaklanmaktadır. İktidar partisi ve devletin bu soruna bakışı sorunludur. BDP'de onlara karşı bir taban var. Bu da ülkemizin demokratik muhalefetidir. Yıllardır partimiz diyor ki, öldürmekle, imha etmekle, bu sorun çözülmez. Partimiz bunu savunuyor. Kürt sorunu müzakere ve diyalogla çözülür. Partimizin eylem ve faaliyetleri, terörize edilmektedir. Partimiz siyasi bir soykırımla karşı karşıyadır. Bu gün burada yargılanan herkes, müzakerelerin, diyalogların başlaması için tutuklanmışlardır. Bizler umut ediyoruz ki, mahkeme komisyonu, bu iddianamenin, bir tarafı olmasın. Tarafsızlıkla dosyamız ele alınsın. Ortam dinlemesinde yapılan dinlemelerde, konuşmalarımız cımbızlayarak alınmıştır. Konuşmalarımız ters yüz edilmiştir" dedi.

'Demokratik Kürt siyaseti yargılanıyor'

Ardından savunma yapan Baran Umutkıran, emniyette verdiği ifadeyi kabul etmeyerek, Yaman ve Topal adlı gizli tanıkların hakkında yalan ifade verdiğini belirterek, gizli tanıklar hakkında suç duyurusunda bulunacağını söyledi.
Tutuklu BDP PM üyesi Diren Yağan ise, "İddianame de 'Ağrı Dağı' kod isimli gizli tanık, 24 Kasım 2011 tarihinde Demokratik Özerkliğin ilan edildiğini iddia etmiş. Ben o tarihte, Sincan Cezaevi'nde 5 aylık tutuklu bulunuyordum" dedi.
DTK Üyesi Hatice Özhan, DTK'nin devlet tarafından tanındığını belirterek, Yaman adlı gizli tanığın hakkında verdiği beyanları kabul etmedi. Özhan, "Cenaze merasimlerine katıldığım iddianamede yer almış, bu insani bir görevdir. Gazetecilik yaptığım dönemlere ait kasetlerim, ev aramaların da bulunduğu için suç unsuru sayıldı" diyerek muhabirlik yaptığı dönemdeki sözleşmesini mahkemeye sundu.
DTK Meclis Üyesi Şerife Günhan, "Yaptığım çalışmalar demokratiktir. Bana yöneltilen suçlamalar illegalize edilmiştir. BDP'nin basın açıklamalarına katıldım. Bunlar suç olamaz. Gizli tanığın ifadeleri soyut ve hayaldir. Şiddet içerikli hiçbir eyleme katılmadım" dedi.

DTK Daimi Meclis Üyesi Mustafa Özer da, iddianamede kendisinin Doğubayazıt İlçe Başkanı olarak gösterildiğini belirterek, "KCK adı altında gösterilen kişilerle hiçbir toplantı yaptığım olmamıştır. Ben bir aydın olarak, bir demokrat olarak, BDP'nin düzenlediği faaliyetlere dinleyici olarak katıldım. 2012 Newroz'unda yaptığım konuşma çarpıtılarak verilmiş. Konuşmamın tercüme edilerek dosyaya alınmasını talep ediyorum" dedi.

Yapılan savunmaların ardından mahkeme heyeti, duruşmaya yarın devam etmek için ara verdi.

DİHA

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder